Post views: counter

7 Şubat 2014 Cuma

Özlemek...


Özlem... İçerisinde bir çok anlamlar taşıyan, ağır yüklü, derin duygulu, nefis ve bir o kadar da acı veren bir hiss. Güzel olduğu kadar da dünyanın belkide en zor duygusudur. Bu duygu her zaman sarmaz insanı, çünki kelimenin fıtratında özellik vardır. Yalnızca gerçek sevgilerde, temiz hisslerde bu duygu yoğunlaşır ve insanın varlığını sarar. İllede bir tarif vermek gerekirse bu duyguya bu şekilde yorumlaya biliriz: "beyinin bir kısmını bir objeye ayırma". İnsanın onun için farklı olan birinin ve ya bir nesnenin yakınında olamadığı bir durumda yeniden yanında isteme, görme hissini yaşamasıdır. 

Aslında, bir şekilde insanın beğenisini kazanan bir hiss, her zaman arzulanan bir duygudur. Acı verdiyi kadar da şirindir bu duyguyu tatmak. En iyi ilacının zaman olduğu soylense de, çoğu durumda kontrolu ele almasına izin vermeden tadını çıkarmak daha mantıklıdır. Çünki Allah bütün duyguları biz insanlar için uygun görmüş de vermiş. Demek ki, bu duyguların yaşanma tarzı vardır. Vakti geldiyinde, içimizi  bu hiss sardığında iterek deyil de, tadını çıkaracak şekilde yaşayıp, güzelliyini ve muhteşemliyini korumalıyız. Muhteşemliyi bu duygunun yapısındadır. Bazen özlemeyi özler insan. Özleyeceyimiz bir şey varsa hayatımızda ne mutlu bize. Ne yoksul insanlar vardır ki, özleyecek bir şeyleri bile yoktur, bu hisslerden mahrum bırakılmışlar. 

Varken yokluk, yokken varlık özlenilir. Özlediyinde ağlayası gelir insanın, fakat bazen bunu bile yapamaz, ağlayamaz. Boğazında düyümlenir kelimeler, hıçkırıklar direnir gırtlağında, fakat vuramaz dışarıya içindeki haykırış. Özlenişlerimiz bazen bizi bitirecek noktaya getirir ama yinede biten bir şey olmaz, insan taşıya bileceyi kadar yüklenir. 

Bu kelimeyi bir şeylerin eksikliyini hiss etdiyimiz anlamında kullansak da,  aslında sözün var oluşunda daha derin anlam var, "seni öz-ledim" dediyimizde "özüme kattım, özümde hiss ettim, özümle bütünleştirdim" gibi kavramlar taşıyacak kapasitededir. Basit bir eksiklik hiss etme durumundan çok daha ötededir özlemek. 

Özlenen şeyler farklı olur zaman- zaman, bazen varlığımızı kendisiyle gideceyi yere götüren bir insan, bazen yaşanmış anılar, bazen hep yanımzda olan birinin yokluğu, bazen ise içimizi kavuran fırtınadan sonra sadece bir sakinlik, huzur... Özlem bazen kronik bir hastalık gibidir, sürekli hiss edersin, ama bazen sancısı oyle bir vurur ki, kıvranırsın. Özlem duygusu benliyini sardığında hayatla, dünyayla bağlarını koparmış gibi hiss edersin, hiç bir şey yapmak istemezsin.

 Gözlerin ağırlaşır, ruhun daralır, uzanıp uyumak istersin yatağa kavuşamazsın, yatağa kavuşursun bu seferde uyuyamazsın. Özlemek bazende mesafeyle ilgili deyildir. Sevginizin kat sayısıyla alakalıdır. Çünki böyle bir şey de yaşanır ki, bazen akşama göreceyiniz sevdiyinize duyduğunuz özlem kilometrelerce uzaklıktaki sevdiyinize duyulan özlemi kat kat bastırabilir. Sevgili özlemi ise bütün özlemlerin ötesindedir. 

Seni senden alan bir şeydir. Yaşarken sana varlığını unutturan, yürürken durmanı sağlayan, koşarken yavaşlamanı gerektiren ve konusurken susmanı ortaya çıkaran bir gerçekliktir. Özlem her zaman vardır, kiminin sakince her zaman gönlünde kanayan yara gibi, kiminin geceleri uyumadan önce Allahdan dilediyi dilek gibi, kiminin ise hayatını alt-üst edib onu kendi özlemiyle yakan bir yangın gibi...

Özlem olmazsa kavuşmanın da anlamı olmaz ve  kavuşma anını bekleyen bir çift göz o tadın doruklarına varamaz. Özleyelim ki,  kavuşmamızın deyeri olsun...!


Aysel Abdullazade
07.02.2014

0 yorum:

Yorum Gönder

 
Post Views Script by MBT -->